Bir Dileğim Var

Çocukken; hayat ne kadar doğal, saf ve güzeldi. Yaşam; sadece oyun ve eğlence amaçlı idi. Büyüdükçe sorumluluklarla hayatın zorlukları da arttı. Haliyle, zorluklarla beraber tecrübeler edinmeye ve bu tecrübeler sayesinde olgunlaşmaya, bir başka deyişle; yetişkin olmaya başladık. Pek çok insanın hayattaki tecrübeleri benzer olsa da, asla yaşamak istemeyeceğimiz, acılı tecrübeler yaşayan insanlar da yok değil! Birazdan sizlere bahsedeceğim kişinin hem yerinde olmak hem de olmamak isterdim. "Bu nasıl bir istek" dediğinizi duyar gibiyim.
Alper Türedi ismini duymuş olabilirsiniz. Hatta pek çok dizide rol alan oyuncuyu, izlemiş olmanız da muhtemel. Yıllar önce 3 yaşındaki kızı Ülkü İrem'i lösemiden kaybeden oyuncu zor günler yaşamış. Ancak hayata küsmeden yaşamını sürdüren sanatçı "bu çocuklar için daha neler yapabilirim" diye düşünürken aklına "bir dileğim var" projesi gelmiş. 2014 yılında facebookda "bir dileğim var" isimli grubu kuran Türedi; amacının, onkoloji ve hematoloji servisinde tedavi gören çocukların bir dileğini yerine getirmek, olduğunu belirtiyor. Hiç bir şekilde para yardımı kabul edilmeyen bu projede; Türedi bizzat çocukların yanına giderek dileklerinin ne olduğunu öğreniyor. Dilek ne olursa olsun yerine getirmeye çalışan oyuncu, yardım etmek isteyen herkesten bağışları kabul etmekte. Ama tekrar belirtmek isterim ki para yardımı kabul edilmiyor.
Şimdilik 435.000 üyesi olan bu facebook grubunun takipçileri ve bağışçıları gün geçtikçe artmakta. Türkiye'nin pek çok iline giderek çocukların dileklerini yerine getiren bu babanın yerinde kim olmak istemez ki? Evet, çektiği acıları sebebiyle yerinde olmak istemem diyebilirsiniz ama ben şahsen böyle bir yardım işinin içinde olmayı çok isterim. Bu yüzden hiç bir şey yapamasam bile facebook sayfasından desteğimi esirgememeye çalışıyorum.
Alper Türedi'nin bir röportajını dinledim. Kendisine yurt dışından franchising teklifleri gelmiş. Ancak ret etmek zorunda kalmış. Çünkü; bu yardım konularının çok istismar edilerek insanların kandırıldıklarını düşünüyor (haklı bence). Ve kontrol edemeyeceği bir organizasyonu yapmaktan kaçınmakta. Bu konuda da kendisini gönülden tebrik ediyorum. Lakin bunu ret etmesi, niyetinin ne kadar iyi olduğunu ve amacının sadece o çocukların gözlerinin güldüğünü görmek olduğunu ispatlamakta.
Kanserli hasta yakınları, hastalarını kaybettikten sonra ne bu hastalıkla ilgili bir şey duymak ne de hastanenin önünden geçmek isterler. Maalesef uzun bir müddet bu psikolojiyi ben de yaşadım. Ancak bu gönlü temiz insan bırakın hastalıktan bahsetmeyi, kaybettiği kızı ile aynı tedavileri gören çocuklara moral vermek için ekstra bir mesai harcamakta. Hem kendi yaşamı hem de "bir dileğim var" projesinin etkinlik ve ziyaretlerini gerçekleştirdiği için çok yoğun olduğunu söylemesine karşın bunları zevk alarak yapan kocaman yüreği olan nadir insanlardan.
Bizlere ise bu ve benzeri projeleri hem sosyal medyadan desteklemek hem de mümkünse bağışçı olmak düşüyor. Eğer maddi durumunuz uygun ise ve bir çocuğun mutluluğuna vesile olmak istiyorsanız, bu projeye destek vermenizi tavsiye ederim. Yapılan tüm dilekleri aşağıda vereceğim facebook, tweeter ve web sitelerindeki videolardan takip edebilirsiniz. İletişime geçmek ise yine bu kanallarda belirtilen iletişim bilgilerinden faydalanabilirsiniz.








İlgili yazılar




Not: Yukarıda verilen tüm bilgiler tamamen şahsi kanaatlerdir. İlgili konularla alakalı tüm bilgiler için bir uzmana danışınız. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Görüş fikir soru ve yorumlarınızı bekliyoruz...