Bebeğimle Eğlence (6 ay ve üzeri) - 2

Kutsal görevlerden biri annelik ise bunun temelinde öğretmek yattığını düşünüyorum. Çünkü anne olmak
demek başta bebeğinizin öz bakımını yapmak, hemen ardından da hayata dair herşeyi öğretmek demektir. Bebeğimle Eğlence (6 ay ve üzeri) yazımda da bahsettiğim üzere bebeklerimizle beraber eğlenceli ve eğitici vakit geçirmek için oldukça fazla seçenek bulunmaktadır. Bu seçeneklerin pek çoğunu diğer yazılarımda da sizlerle paylaştım. Ancak yetmedi :) Aşağıda sizlere yine oldukça basit, neredeyse maliyetsiz ve ev koşullarında hazırlanabilecek etkinliklerden bahsedeceğim. Hadi başlayalım..

  • Nereden Çıktı Oyunu: Bu oyundaki malzemelerimiz; küçük toplar ve bir büyük plastik şişe. Şişenin ağzından geçebilecek topları seçiniz. Plastik şişenin alt ön kısmını yine topun çıkabileceği yükseklikte ve oldukça geniş bir şekilde kesinin. Bebeğiniz topu yukarıdan attığında, top aşağıdan çıkmalı. Bu oyun onun zeka gelişimine yardımcı olacak ve onu çok eğlendirecektir. 
  • Gümbede Oyunu: 2 adet plastik herhangi bir kabı alarak bebeğinize göstererek birbirine vurunuz. Gümbede güm güm... Sonra onun eline veriniz. Ancak ilk yapışlarda, göstermek ve öğretmek amaçlı olarak, ellerinden tutarak yardımcı olunuz. Sonra kendisi yapmaya başlayacaktır. Bebeğiniz hem ses çıkartmayı keşfetmiş olacak hem de hareket ettiği için içindeki enerjiyi bir nebze atmış olacaktır.
  • Tuş Oyunu: Evinizde kullanmadığınız bir kumanda, telefon, hesap makinesi gibi tuşlu bir aletiniz varsa
    mutlaka çok iyi temizledikten sonra bebeğinize veriniz. Ancak ağzına götürmemesi için yanından ayrılmayınız. Bende kullanılmayan bir uzaktan kumanda vardı. Bulaşık deterjanı ile yıkadım ve oğluma verdim. Başta tuşlara basmak çok hoşuna gitti. Ama bir müddet sonra tadını merak etti :) ne de olsa plastik olduğundan ağzına sokmasına izin vermedim. Basmak farklı bir deneyim olduğundan uzunca bir süre kumandalar bebeklerin ilgisini çekmektedir. Bebekler için oyuncak kumandalar da bu işi görmektedir.
  • Çadır Oyunu: Gerekenler; büyükçe bir çarşaf ve 4 adet büyük yastık. Yastıkların iki tanesini sağ, 2 tanesini de solda ve ayarlarında boşluk kalacak şekilde, üst üste koyunuz. Yastıkların üzerini örtecek şekilde çarşafla kapatınız. buyurun çadırınız hazır. Tüm bebek ve çocuklar, kendileri kadar küçük yerlerde vakit geçirmekten hoşlanırlar. Ancak uyarmakta fayda var; sizi de yanlarına çağırabilirler :)
  • Tünel Oyunu: Tünel yapabilmek için 2 adet aynı ebatta kutu ve koli bandı yeterli olacaktır. Kutuların alt ve üst kısımlarını açınız. 2 kutuyu da yan yatırdıktan sonra birbirine koli andı ile yapıştırınız. Kare uzun bir tüneliniz olacak. Tünelin girişinde bebeğiniz, çıkışında ise onun ilgisini çekebilecek oyuncaklar ya da siz olmalısınız. Bu oyun bebeğinizin emeklemesini sağlamak için oldukça ideal bir oyundur.
  • Devirme Oyunu: Bu oyun özellikle erkek çocukların çok hoşuna gitmektedir. Kare, ufak, çok sert olmayan ve üst üste koyabileceğiniz en az 3 tane nesneyi üst üstü koyunuz. Yanına bebeğinizi oturtarak, size bakmasını sağlayınız. Ve siz neşeli bir şekilde kuleyi yıkıp, gülünüz. Sonra kuleyi tekrar kurarak, onun bunu yapmasına izin veriniz. Enerjisini atmasını sağladığı gibi yıkmanın ne olduğunu keşfetmesini de sağlamış olacaksınız. Kullanabileceğiniz nesnelere örnek vermek gerekirse; plastik saklama kapları, karton kutular, tuvalet kağıdı ruloları, vb...
  • Ses Taklidi Oyunu: Bu oyunda sizin çıkardığınız anlamsız sesleri bebeğinizin de çıkarmaya çalışmasını sağlamaktır. Sizi birebir taklitten bahsetmiyorum. Amacımız sadece buna çabalamasını sağlamak. Örneğin; siz "aaaa" dediniz. bebeğiniz de bunu değil ama başka bir şey dedi. Hemen "aferin, bravo" gibi şeyler söyleyip onu cesaretlendirmelisiniz. Hatta alkışlamalısınız. Bu oyunu oynamak aslında pek kolay değil. Çünkü bebeğinizin size konsantre olması gerekiyor. Böyle bir zaman yakaladığınızda sesi çıkartıp "hadi sen söyle" demelisiniz. Başlarda başarısız olmanız gayet doğal, bu sizi pes ettirmesin. Baktınız, bir türlü olmuyor. İşin tam tersini deneyin. Yani onun çıkardığı sesleri siz taklit edin. Bu sefer oyun olduğunu anlarsa, daha çok ses çıkartacak ve eğlenmeye başladığı için farkında olmadan konuşma alıştırmaları yapmaya başlayacaktır.
  • İfade Taklidi Oyunu: Bebeğinize yakın oturun. Yüzünüzü net görmeli. Ona "hadi gülelim" dedikten sonra gülün. O da gülecektir. Bunun gibi pek çok yüz ifadesini söyleyerek yapınız.  Örneğin; çirkin ol, ağla, kız vb... Eğlenceli ve zekayı geliştirici özelliği bu oyunu oynarken kameranızı hazırlayın. 
  • Yemek Oyunu: Bebeğinize verdiğiniz gıdalara göre kullanacağınız ana malzeme değişebilir. Ama ben bu oyunda spagettiyi kullanıyorum. Haşlanmış spagettiyi bebeğinizin önüne koyun ve izleyin. Bu aylarda oral dönemde oldukları için herşeyi ağızlarına götüren bu bebekler, spagettiyi de affetmeyeceklerdir. Aman kazalara dikkat! 
Yukarıda bahsettiğim oyunların amacına ulaşmanız zaman alabilir. Hemen sonuç almayı beklemeyin. Bir oyunu belki 100 defa oynamanız gerekebilir. Bazılarında hemen sonuca ulaşacak, bazılarında ise 100. denemenizde ulaşacaksınız. Pes etmeyin. Unutmayınız ki o daha bir bebek! Bu oyunlarda sabır, güler yüz, pozitif enerji ve dikkat çok önemlidir. Olumlu ve dikkatli olduğunuz her oyundan bir yetişkin olarak bile zevk alacağınızı düşünüyorum. Her oyun sonunda, bebeğiniz başarılı olsun olmasın, oyunu anlasın anlamasın, mutlaka onu alkışlayın. Ona "aferin, bravo" gibi onu cesaretlendirecek kelimeler sarf edin. "Amaaan, 6 aylık bebek ne anlar?" diye düşünebilirsiniz. Ama unutmayın ki onlar anlamını bilmedikleri kelimeleri anlamlandırmak adına, bizleri ses tonuna ve yüz ifadelerine bakmaktadırlar. Uzmanların ifadelerine göre; her insanın yaşamının ilk yıllarında, onaylanmaya ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyacın sonucu; kendine güvenen bireyler oluşur.
Tüm oyunlarda bebeğinizin mutlaka yanında olunuz. Oyun esnasında herhangi bir kaza ya da bebeğe zarar gelmemesi adına gözünüzü bebekten ayırmayınız. Bu dikkat etme süreci saatlerce sürmeyecek, korkmayın. Çünkü yaş itibari ile bebeğiniz oyuna en fazla 15 dakika odaklanabilecektir.


Unutmayın çocuklarımız boş bir defter. Bu defteri biz yazacak ve biz okuyacağız.







Not: Yukarıda verilen tüm bilgiler tamamen şahsi kanaatlerdir. İlgili konularla alakalı tüm bilgiler için bir uzmana danışınız. Yazıda bulunan fotoğrafların tüm hakları ve sorumluluğu tarafıma aittir. Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı yasaya göre suçtur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Görüş fikir soru ve yorumlarınızı bekliyoruz...