Lösemi, İlik Nakli ve Dahası

Şimdiye kadar olan pek çok yazımda hastaya ve hasta yakınlarına yönelik tavsiyelerde bulunmuştum. Fakat geçenlerde yaptığım ufak bir araştırma sonucu verdiğim bir kararı sizinle paylaşmak istiyorum. Öncelikle size Lösemiden kısaca bahsetmek ve sizleri az da olsa bilgilendirmem gerek. 
Lösemiyi genel olarak anlatmak gerekirse; kan hücrelerindeki kanser türü diyebiliriz. Bildiğiniz üzere, kanserde tedavi süreci; her kanser türüne göre değişmektedir. Yaş, kanserin diğer organlara sıçramış olması, hastanın özel durumları vb. tüm sürecin farklı işlemesine sebep olabilir. Ancak genellikle çocuklarda bulunan lösemi, 3-3,5 yıllık bir kemoterapi tedavisinden sonra %85 oranında iyileşme göstermektedir. Bu oranın dışında kalan hastaların, %5-10'u için, tedavi ilik naklinden geçmektedir. 
İlik naklinin gerçekleşebilmesi için önce verici/donör yani bağışta bulunan kişinin iliğinin hasta ile uyumlu olması gerekmektedir. Bu uyum, genellikle hastanın akrabalarında bulunmasına karşın, az da olsa, akrabalardan da temin edilemediği durumlar da olmaktadır. Herhangi bir kan bağı bulunmayan insanlarda ufak bir olasılıkla bulunabilmektedir. Bu oran oldukça düşük olmasına rağmen  tüm dünyada ilik arayan pek çok insan bulunmaktadır. Bu insanlara bir ümit ışığı ve yaşamlarına devam edebilmelerine vesile olmak, hayata tutunmalarını sağlamak için sağlıklı bireylere büyük görevler düşmektedir. Unutmayınız, her sağlıklı birey engelli ve/ve ya hasta olma adayıdır. 
Tüm bu bilgileri öğrendikten  sonra "neden ben de donör olmayayım ki?" diye kendi kendime sordum. Bir insana bırakın umut ışığı olmayı, küçücük bir yardım etmek bile büyük mutluluk benim için. Haliyle soruma cevabım hemen "evet " oldu. Ancak aklıma gelen ilk şey çocuğum ve eşimdi. İlik nakli sonucu ya bana bir şey olursa diye düşündüm. Bilgisizlik insanoğlunu her zaman korkuya itmiştir. Bu yüzden hemen araştırmama devam ettim.
İlik nakli nasıl yapılır, iliğim alınınca iliksiz mi kalırım, böbrek nakli gibi ameliyat mı olacağım diye aklıma gelen tüm soruların aslında ne kadar saçma olduğunu anladım. Çünkü ilik nakli için öncelikle damar yolundan kan alınıyor. Bu kanın alınma amacı hem ilik vermek için uygun sağlığa sahip olup olmadığımızı test etmek hem de sizin iliğinize uygun hastayı tespit etmekmiş. İşiniz sadece bu kanı vermekle bitmiyor. Eğer sağlıklıysanız ve ilik için uygun donörseniz hasta ile aynı anda nakil için çağrılmaktasınız. Ameliyathane ortamında gerçekleşmesi gereken bu işlem için 2 seçenek var. İlk seçenek donör uyutularak ya da lokal anastezi yapılarak kemik içinden oldukça az bir miktarda ana kök hücrenin alınmasıdır. Kemiğin kesilmesi söz konusu değildir. İşlem enjektörlerle yapılmakta ve oldukça kısa sürmektedir. Diğer seçenek ise damar yolundan toplanan ana kök hücrelerin toplanması ile gerçekleşen ve uzun süren bir süreçtir. Seçim vericiye kalmış.Ama şunu da vurgulamak isterim; pek çok dönor ilk aşamadaki kan alma işleminden sonra hiç çağırılmadı ya da çağrılmayacaklar. Çünkü donörlerin iliğine uygun hasta ya da bir başka değişle hastalara uygun ilikleri bulunmadığından.Eğer şanslıysam çağırılırım :)
Anladığım kadarıyla nakil donör için bir iğne acısından pek de öteye gitmiyor. Çünkü; kan vermiş gibi birkaç gün sonra vücut alınan hücreleri yenileyerek rutin düzenine geri dönüyor. Pek çok kurumdan aldığım bilgiye göre; donör bir kaç gün biraz halsizlik yaşıyor ama sonrasında kendini toparlıyor. Bu halsizliği atlatma süresi kişiden kişiye farklılık gösterebilirmiş. Kimi insanlar 2 günde bunu atlatabiliyormuş. Ama maximum 3 ya da 4 haftada atlatılmaktaymış. Bir başka yan etki de iliğin alındığı bölgenin bir kaç gün sert ve kızarık olması.
Tüm bu yan etkiler, iliğin alınma aşaması benim için oldukça basit bir süreç. Dişçiye gidip kanal tedavisi yaptırmaktansa bunu tercih ederim :) 
Açıkçası donör olmaya karar verdim. En kısa sürede bir üniversite hastanesine giderek kan vereceğim. Size saçma gelebilir ama hayallerim arasına bir şey daha kattım. Donör olmak. Tamam kabul ediyorum, kulağa komik geliyor ama bence bu mutluluğun tam olarak adıdır. Yani birisine yardım etmek hele hele ona umut ışığı olmak... Allah hepimize böyle mutluluklar nasip eder inşallah. 
Efendim unutmayın! Hepimiz bir hasta ya da engelli adayıyız! Kendiniz için, hepimiz için, insanlık için bir kan vermişiz çok mu?


İlgili yazılar
Kanserle Tanışma
Kanserle İlk Gün
Nasıl Söylesem
Beyin Tümörü ve Tedavi Süreci Psikolojisi
Kanserli Hastalara Nasıl Davranılmalıdır?

Kanserle Mutlu Olmanın Yolları

Kanserli Hasta Yakınının Mutluluğu
Mantarla Kanser Tedavisi



Not: Yukarıda verilen tüm bilgiler tamamen şahsi kanaatlerdir. İlgili konularla alakalı tüm bilgiler için bir uzmana danışınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Görüş fikir soru ve yorumlarınızı bekliyoruz...