Kanserli Hastalara Nasıl Davranılmalıdır?

Ara ara kanserli kişilerden konuşur ama başınıza geleceğini, hele hele en sevdiğiniz insanın başına geleceğini aklınızın ucundan bile geçirmemiştiniz. Bu hastalık hiç beklemediğiniz zamanda başınıza geldi! İlk şoku atlatmanıza rağmen hastanıza nasıl davranmanız gerektiğinden emin değilseniz ya da bilmiyorsanız gelin bir de benim söyleyeceklerimi kulak verin...
Hastanın moralini yerine getirmek için en başta hastanızın ve sizin güvenebileceğiniz bir doktorda tedavi sürecini başlatınız. Güvenli ellerde olduğunu bilmek her zaman huzur verecektir. Daha sonra hastanızla kanser hakkında konuşarak durumu kabullenmesine yardımcı olmalısınız. Eğer hastanız kendi durumunu biliyorsa, öncelikle ona bu hastalığı kafasında büyütmemesi için "senin bu hastalığını binlerce insan yaşıyor, o kadar çok kişi bu tedaviyi alıyor ki abartacak bir şey yok." ya da " amaan sen ne ağrılar çektin bunları mı dert ediyorsun" gibi sözlerle hastalığın aslında önemli bir şey olmadığı mesajını VERMEYİNİZ! Hastanın ağrıları, endişeleri ve kaygıları üzerine onunla konuşarak onun rahatlamasını sağlayınız.
Hastanın ağrısı ya da fiziksel olarak herhangi bir rahatsızlığı olduğunda ona tedavi sonrası bunların geçeceği ile ilgili olumlu cümleler kurarak moral verebilirsiniz. Ama kesinlikle acılarını hafife almak ya da yok sayarak moral vermeye çalışmayın. Bu durum onun ya içe kapanmasına yol açacak ya da kaygılarının daha da fazlalaşmasına neden olacaktır.
Hastanızla kendi hastalığı hakkında zaman zaman mutlaka konuşun. Bu durum onun kabullenmesini hızlandıracaktır. Kabullenmek demek; psikolojik açıdan daha rahatlamak anlamına gelmektedir. Kabullenilmiş hiç bir şey rahatsız etmez. Hastalığı konuşma sıklığını da abartmamakta fayda var! sürekli bu konuyu konuşmak hem hastayı hemde sizi strese sokabilir. Bu durumda hastanın fiziksel halini ve tedavi sürecini göz önünde tutarak hastalıktan önceki hobi ve alışkanlıklarına devam etmesi için ortam yaratmaya çalışınız. Hastanın herhangi bir uğraş içinde olmadan yalnız kalmasına izin vermeyiniz. Aksi halde tek başına ve boş durmanın verdiği sıkıntı ile strese girebilir. Tabi bu anlattıklarımın hepsini kendi hastanızın bakış açısı ve hareketlerine göre değerlendirerek yapmalısınız.
Hastanızın, kanser olduğunu öğrendiği zamandan itibaren, gelecek kaygısı taşıma ihtimali oldukça büyüktür. Bu kaygılara ek olarak tedavi sürecinde ya da hastalık boyunca fiziksel olarak acı çekeceğini de düşünerek strese girebilir. Bu durum kanser hücrelerini etkilemektedir. Nasıl mı? Kanser hücreleri ile savaşta bağışıklık sistemi büyük önem taşımaktadır. Bağışıklı sisteminin yüksek olması hücrelerle daha rahat savaşabileceği hata bu savaştan galip çıkılacağı anlamına gelir. Moral yüksekse bağışıklık sistemini etkileyecek ve kansere karşı direnç artacaktır.
Hastanızın moralini yüksek tutabilecek çeşitli tüyoların bulunduğu yazımız için "Kanserle Mutlu Olmanın Yolları"için tıklayınız. Bizi takip etmeye devam edin..
Eğer hastanızın bir uzmana gözükmesi gerektiğini düşünüyorsanız bir psikoonkoloji uzmanına başvurabilirsiniz. Bu psikologlar onkoloji hastaları üzerinde eğitim almış uzman kişilerdir. Fakat bulunduğunuz mevkide psikoonkolog yoksa bir psikolog ya da psikiyatristden de yardım alabilirsiniz. Unutmayınız, tedavi süreci devam ederken hastanız psikolojik yardım alabilir.
Yazılarımızla ilgili yorumlarınızı, sormak ve paylaşmak istediğiniz şeyleri aşağıdaki yorumlar kısmına yazabilirsiniz.

İlgili yazılar
Kanserle Tanışma
Kanserle İlk Gün
Nasıl Söylesem
Beyin Tümörü ve Tedavi Süreci Psikolojisi
Kanserle Mutlu Olmanın Yolları



Not: Yukarıda verilen tüm bilgiler tamamen şahsi kanaatlerdir. İlgili konularla alakalı tüm bilgiler için bir uzmana danışınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Görüş fikir soru ve yorumlarınızı bekliyoruz...