Kanserle Tanışma

Kanserin kelime anlamını "Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçraması ile beliren hastalık" şeklinde Türk Dil Kurumu tanımlamıştır.Aslında bu hastalık bu cümledeki kadar basit ya da anlaşılır değildir. Basit olmaması hastalığın sonundaki ölüm korkusu yüzünden, anlaşılır olmaması ise özellikle hasta yakınlarının o sevdikleri insan hakkında duydukları bu kötü habere bir türlü kabullenememelerinden kaynaklanmaktadır.
Eğer  siz de bir hasta yakını iseniz ya da yakınınızda hasta yakınları varsa aşağıdaki maddeleri okumalarını sağlayınız. Sizler için bir kaç madde hazırladım. Bahsedeceğim maddeleri uygularsanız hastalığı hem hastanın daha rahat bir şekilde atlatmasına yardımcı olacak hem de kendinizi psikolojik açıdan korumuş olacaksınız.

  • Sakin Olmak
Öncelikle hastalığı ilk öğrendiğinizde çok kötü olacak, ağlayacak hatta isyan bile edeceksiniz ya da ettiniz! Ancak hastanın yanına gelmeden önce sakinleşmeniz gerekmektedir. Hastadan uzak ya da farklı bir yerde ağlayın, bağırın çağırın, tepinin ya da size ne iyi gelecekse onu yapın ama üzerinizden o kötü psikolojiyi mutlaka atın. Deşarj olun ve hasta yanına o şekilde gidin! Aksi halde sizi bu şekilde gören hasta, olması gerekenden daha da panik olacak, bu durum hastalığını da etkileyecektir. Uzun süren bir hastalık olduğundan zaman zaman bu üzüntü atakları mutlaka kapınızı çalacaktır. Lütfen hastaya bunları hissettirmeyin çünkü onlar artık çok hassaslar ve özene ihtiyaçları var. Gerekirse bir uzmanla görüşmeye başlayın.

  • Mantıklı Olmak
Şunu asla unutmayın! Doktorlar istatistiki verilere ve araştırmalara dayanarak hastalığın akibeti hakkında sizleri bilgilendirmektedirler. Ve genelde (istisnalar da var tabi ki) hasta yakınlarının psikolojilerini düşünmeden hastadan bir makine gibi bahsederek, hiç bir şeyi yumuşatmadan söylemektedirler. Evet aslında hastalığın gidişatı hakkında doğruyu söylüyorlar. Ancak, şunu da bilin ki size %99 ihtimal olacak dediği o kötü gidişatta bile %1'lik bi ihtimal daha var. Hiç bir doktor bundan bahsetmez! Ama bunu aklınızın bir kenarında mutlaka bulundurun derim! Aslında ülkemizde bu %1'lik ihtimalden bahsetmemelerini anlayabiliyorum. Düşünsenize, doktor "tahlillerine bakacağız, %1 kemoterapi almama ihtimali var" dese ve hastanın kemoteapi alması gerekli olduğu ortaya çıksa! Bazı hasta yakınları "sen böyle dememiştin doktooor" diye kapısına dayanmaz mı!!!

  • Kararlı Olmak
Biliyorum, çok zor olduğunu düşündüğünüz ve her zaman o kelimeyi duyduğunuzda bile tüylerinizi diken diken yapan şey başınıza geldi. Ama bu hastalığın (başta tıbbi müdahale olmak üzere) zayıf bir noktası var. O da mutluluk! İnanın bu kadar basit! Benim hastama doktorlar 3 ay ömür biçti. Hatta Avrupa'da bu hastalığa yakalandıktan sonra en fazla yaşayan insanın 24 ay olduğunu daha sonraki araştırmalarımda öğrendim. Ama benim annem 25 ay yaşadı! Yani demek istediğim bu hastalığı yeneceğinize kendiniz inanın ki hastanız da inansın. Kararlı olun, yelkenleri hiç bir zaman suya indirmeyin!

  • Pozitif Olmak
Hastalık esnasında, özellikle de tedavi sırasında, hastanız kendisini oldukça kötü hissedecek.Onunla sürekli konuşarak ona moral verin, hep pozitif düşününün, düşündürün. Eğer siz pozitif olursanız etrafınızdakiler de o şekilde olur. Bu tüm hayatımızda böyle değil midir? Kendinizi de olumlu düşündürmeye alıştırırsanız psikolojik açıdan en az zararı görürsünüz.

  • Takipçi Olmak
Kanserin hangi türü olursa olsun eğer konunun uzmanı değilseniz mutlaka bilmediğiniz bir tıbbi olayla karşı karşıyasınız demektir. O yüzden doktorunuzla sürekli iletişim halinde olun. Çekinmeyin, doktorunuzu arayın ya da yanına giderek aklınıza takılan herşeyi sorun. Tabi bunu doktorunuzun uygun olduğu zamanlarda yapmalısınız.Hastalığın seyri, kullanılacak ilaçlar, gıdalar ve dahasını her zaman takip edin. Çünkü, özellikle kemoterapi alan hastalar bunları takip edemeyecek kadar yorgun olacaklardır.

  • Programlı Olmak
Bazı zamanlar gelecek ve günde 25 ilaç içmesi gerekebilecek. Aynı zamanda kemoterapi tarihinin hesaplanması ona göre kan tahliline gidilmesi, gıda takibi gibi pek çok şey göreviniz olacak. Hele yalnızsanız işiniz daha da zor! Telaş yapmayın! Eğer yalnızsanız alın elinize kağıdı kalemi, kendinize gün gün hatta saat saat bir program yazın. O programı yanınızdan ayırmayın. Görün bak işler daha da kolay olacak! Eğer sizden başkaları da bu durumda sorumluluk yüklenebilirse daha da süper! İş bölümü yapın ve rahatlayın!

  • Deşarj Olmak
Yukarıda resmini gördüğünüz kişi benim annem. Kendisi burada hayat dolu ve mutlu çünkü 1 yıl sonra kanser hastası olacağından haberi yok! Bu hastalığa yakalandığını ilk öğrenen ben oldum! Ona bunu söylemek ise oldukça acı bir tecrübe ile oldu. Bu tecrübenin ayrıntılarını "Nasıl Söylesem" yazımda anlatmaktayım. Neyse.. O zor günleri atlatmamı bana tek sağlayan şey kendime zaman ayırmam oldu. Evet bu vicdanen çok zor oldu ama yapmak için kendimi zorladım. İyi ki de yapmışım! Yoksa ne sağlam bir psikoloji ne de fiziki sağlığım kalmazdı. Kendinizi mutlu edecek şeyler yapın ve bunları yaparken zor ama onu düşünmemeye çalışın. Göreceksiniz daha sonra hastanıza daha verimli, daha sabırla ve daha moral verici bir şekilde bakacaksınız!

Hayata dair olumlu ne varsa yanınızda olsun..


İlgili yazılar
Kanserle İlk Gün
Nasıl Söylesem
Beyin Tümörü ve Tedavi Süreci Psikolojisi
Kanserli Hastalara Nasıl Davranılmalı


Not: Yukarıda verilen tüm bilgiler tamamen şahsi kanaatlerdir. İlgili konularla alakalı tüm bilgiler için bir uzmana danışınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Görüş fikir soru ve yorumlarınızı bekliyoruz...