Kanserle Mutlu Olmanın Yolları

Kanser deyince akla ilk gelen şeyin ölüm ve sevdiklerinden kısa zaman sonra ayrılmak olması bu hastalıkla olan mücadeleyi oldukça zorlaştırmaktadır. İnsan bilmediğinden korktuğu için bizlere şimdiye kadar lanse edilen kanser korkusu, belki de bu hastalığı birebir yaşamamış olmamızdan kaynaklanmaktadır.
Artık başınıza geldiğine göre korkmanın hiç bir şeye çözüm olmadığını hatta korkunun hastayı olumsuz etkileyeceğinden hastalığının ilerlemesine vesile olabileceğini bilmelisiniz.
Hastanın bağışıklı sistemi hastalıkla mücadele açısından çok önem arz etmektedir. Bağışıklık sistemini etkileyen faktörler arasında hastanın ruh hali de bulunmaktadır. Mutlu ve hayattan zevk almaya çalışan bir hastanın bağışıklık sistemi diğerlerine göre daha iyi olacağından hastalığı atlatma şansı da daha fazla olacaktır.
Tüm bu bilgilerden sonra daha rahat bir tedavi süreci geçirmek ve mutlu olmak için neler yapabileceğiniz ile ilgili bir kaç fikri sizinle paylaşmak istiyorum. Genellikle ilk olarak hastaları en çok strese sokan şey, tedavi sürecinde dökülen saçlar olmaktadır. Dökülecek diye bir şart olmamasına rağmen eğer hastanız bu durumu kafasına çok takıyorsa ona bir kaç öneri bulunabilirsiniz. Dökülmeler başlamadan önce saçını kazıtabilir ya da kısacık kestirebilirsiniz. Bu durum hem hastanın dökülme sürecini çok yaşamamasına hem de saçın dökülmüş haline alışmasına vesile olacaktır. Ancak, hasta bunu istemiyorsa çok ısrar etmemek gerekmektedir. Sonuçta amacımız hastamızın moralini yerine getirmek!
Saçını kazıtan ya da dökülmeye başlayan hastaya peruk alabilirsiniz. Tabi bunu da kendisine sorarak yapınız. Peruk çok fazla çeşidi ve rengi olan büyük bir yelpaze gibidir. Uçuk renkler de dahil olmak üzere her türden ve renkten peruk bulmak mümkündür. Eğer hastanız da isterse ona yakışabilecek, hastanın kendi saç rengi ve modeline yakın perukların yanında farklı peruklar da alabilirsiniz. Örneğin hastanızın uzun zamandır yapmayı düşündüğü ama bir türlü cesaret edemediği o saç modelini öğrenerek ona bu modelin peruğunu alabilirsiniz. Ya da eğlence amaçlı değişik ve uçuk kaçık bir kaç peruk alıp hem kendiniz hem de onun bunları takmasını sağlayarak eğlenebilirsiniz. Bu tür eğlenceler hastanın saç dökülmesine bakış açısını değiştirebilir , bu olaya daha yumuşak bakmasını sağlayabilir.Perukla birlikte şapka da alabilirsiniz.
Hastanızı mutlu etmek, ona moral vermek ve kanseri bir nebze unutturmak için onu günlük hayata mutlaka dahil ediniz. Hastalığının el verdiği sürece hastalanmadan önce yaptığı işleri yapması için ufak da olsa fırsatlar yaratabilirsiniz. Örneğin bir ev hanımı hastalandı. Yataktan kalkamıyor. Ona oturduğu yerden yapabileceği işler verebilirsiniz. Eksik listesini bir kağıda yazmak, fasulye ayıklamak gibi.
Eğer hastanız ayağa kalkabiliyorsa işte işiniz o zaman daha da kolay olacaktır. Öncelikle hastalanmadan önce zevkle yaptığı işleri düşünerek onları yapma olanaklarını sunun. Daha sonra çeşitli hobiler bularak kendi kendine iken eğlenceli vakit geçirebileceği alanlar oluşturabilirsiniz. Bunlar arasında; puzzle, örgü, yağlı boya, internet, bilgisayar oyunları, bulmacalar, çeşitli geziler vb... Hastanızın hep olmak istediği mesleğin internet üzerinden kursunu ya da meslekle ilgili dökümleri bularak bu konuda kendini az da olsa geliştirmesini sağlayabilirsiniz. Hem hayalleri gerçekleşmiş olacak, hem hayata daha da tutunacak hem de farkında olmadan hastalıkla mücadele etmeye başlamış olacaktır.
Bir başka ve sık yaşanan durum ise meme kanseri ve sonucunda organın kaybedilmesi olmaktadır. Göğsünü kaybeden kadın kendini eksik hissedebilir. Bu eksikliğin hiç bir önemi olmadığını vurgulamak ve kendisini eksik hissetmemesi için farklı aksesuarlar ve kıyafetler alabilirsiniz. Örneğin silikonlu sutyenler alarak kimsenin anlayamayacağı bir görüntü oluşturabilirsiniz. Hatta ona şık ve güzel elbiseler, etekler, hoş bluzlar alarak bu sutyenle ne kadar güzel olabileceğini gösterebilirsiniz.
Unutmayın! Nasıl nezle grip olduğunuzda hayatınıza devam etmeye çalışıyorsanız bu hastaların da hayata devam etmesini sağlamamız gerekmektedir. Onlara her ne olursa olsun ihtiyacınız olduğunu hissettirerek ufak da olsa sorumluluklar vermelisiniz. Onları cesaretlendirmeliyiz.
Aslında tüm bu anlattıklarım tamamen hastanıza ve onun motivasyonuna bağlı olan bir şeydir. Umarım bu sunacağınız seçenekler ona çok iyi gelecektir.

Cesaretin ölçüsü ölmek değil yaşamaktır.

İlgili yazılar
Kanserle Tanışma
Kanserle İlk Gün
Nasıl Söylesem
Beyin Tümörü ve Tedavi Süreci Psikolojisi
Kanserli Hastalara Nasıl Davranılmalıdır?




Not: Yukarıda verilen tüm bilgiler tamamen şahsi kanaatlerdir. İlgili konularla alakalı tüm bilgiler için bir uzmana danışınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Görüş fikir soru ve yorumlarınızı bekliyoruz...