Beyin Tümörü ve Tedavi Süreci Psikolojisi


Kanserli hastaların hatta tüm uzun ve zor süreci olan hastalıklara sahip olan kişilerin genelde yaptıkları şeylerden biri de karşılaştırmadır. Şu sözlere benzer şeyleri zaman zaman duyabilirsiniz. "ayy xxx hanım da benim gibi kansermiş ama onunki daha kötüymüş!" Herhalde bu sözleri en az tüketen beyin tümörü olan hastalardır.

Pek çok kanser türüne göre oldukça zor olan bu hastalığın avantajlarının olmadığını söylemekse yanlış olur. Bu avantajları bilmek de psikolojik açıdan hem sizi, hem de hastayı rahatlatacaktır. Bu yüzden hastanızın hastalığına hakim olmanız önemlidir. (Hastanızın hastalığına diyorum çünkü doktorların bir lafına kesinlikle katılıyorum; "hastalık yoktur hasta vardır" Bunun anlamı; herkesin, herhangi bir hastalığa verdiği tepki, direnç vb. şeyler farklı olduğundan hastaya göre tedavi uygulamak her zaman en uygunudur.) Doktorunuzun sizi bilgilendirdiği kadar bilgiye hakim olmanız ve biraz da ufak çaplı bir araştırma yaparak yelpazenizi genişletmeniz sizi rahatlatabilir. Ama bu araştırmaları yaparken olumsuz pek çok şey duyacağınızı göz önünde bulundurun. Ama unutmayın ki bunları yaşamama ihtimaliniz oldukça yüksek!!
Bu yüzden, size beyin tümörlerinin tedavi sürecinden "bilgim dahilinde" bahsetmek istiyorum. Bazı kanser türlerinde vücudun diğer yerlerine sıçrama riski varken beyinde başlayan beyin tümörlerinde böyle bir risk bulunmamaktadır. Sadece beyinde farklı yerlerde üreyebilirler. Eğer sizdeki üreyen türden değilse o da olmayacaktır. Tedavi sürecinde radyoterapi ardından da kemoterapi bulunmaktadır. Ancak, kemoterapi o bildiğimiz damardan zorlu ve uzun süreç değildir. Size verilen sadece 1 kutu haptan oluşmaktadır. Yani hastanelerde uzun bekleyişler yerine evinizde, kendi bölgenizde, mutlu olduğunuz yerde bulunabileceksiniz demektir. İğne, damar yolu ve daha pek çok sıkıntı yok. Bu bile insana bir nebze olsun huzur veriyor. Yalnız özellikle tekrar etmek istiyorum; hastalık yoktur hasta vardır. Sizin teşhisiniz beyin tümörü olabilir. Ancak, değişik pek çok sebepten dolayı tedaviniz farklılıklar gösterebilir. 
Annem 2007 yılında beyin tümörü olduğunda hiç bir doktoru umut verici konuşmadı. Haklılardı. Tüm istatistikler onlara son evrede olan ve bu tür tümör hastalarının kısa zamanda öleceği bilgisini veriyordu. Ama ben inandım. "O yaşayacak, o gidemez" dedim. Evet sonunda onu kaybettik. Ama doktorların söylediği gibi 2,5-3 ay sonra değil 2,5 yıl sonra! Üstelik, belki de annemin ömrü boyunca yaşadığı en iyi 2,5 yıl oldu. Gezdi tozdu, eğlendi, güldü, coştu. Yani umutlarımız onun mutluluğunu doğurdu. Onun mutluluğu da ömrünü uzattı. Bize 2,5 yıl da hediye oldu.
Yani size özetle söylemek istediğim şey; umudunuzu yitirmeyin. En kötü koşullarda bile mutlaka bir ışık vardır. O ışığı alın ve kocaman bir güneş yapın. Göreceksiniz o güneş içinizi ısıtacak ve her şey daha güzel olacak. Ben bunu yaptım, yaşadım. Eğer ben bu güneşle ısınabildiysem siz de ısınabilirsiniz.

Umut ışığınızın hiç sönmemesi dileğiyle...

İlgili yazılar
Kanserle Tanışma
Kanserle İlk Gün
Nasıl Söylesem
Kanserli Hastalara Nasıl Davranılmalı



Not: Yukarıda verilen tüm bilgiler tamamen şahsi kanaatlerdir. İlgili konularla alakalı tüm bilgiler için bir uzmana danışınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Görüş fikir soru ve yorumlarınızı bekliyoruz...